Web Tasarım, Yazılım: Kıvanç Pehlivan

Ebru Oğuzhan Yeter; Kadının Tarımdaki Gücü tartışılmaz

Gündem 2026-02-18

Ebru Oğuzhan Yeter ''Tarımda Kadın Eli'' Çalıştayı Konuşmasında Yerel Tohumun neden önemli olduğunun altını çizdi;

Ebru Oğuzhan Yeter; Kadının Tarımdaki Gücü tartışılmaz

Ebru Oğuzhan Yeter Konuşmasında Yerel Tohumun neden önemli olduğunun altını çizdi;

 

Fethiye Ticaret ve Sanayi Odası’nın ev sahipliğinde Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği TOBB Kadın Girişimciler Kurulu (KGK) tarafından yürütülen, “Tarımda Kadın Eli” projesi kapsamında; TOBB Muğla Kadın Girişimciler Kurulu İl İcra Komitesi iş birliğinde düzenlenen Çalıştay’da tarımda dijitalleşmeden destek mekanizmalarına, kooperatif deneyimlerinden sürdürülebilir üretime kadar pek çok başlık ele alındı.   Ebru Oğuzhan Yeter Fethiye Yerel Tohumlar Derneği adına yerel tohum neden önemlidir konusunda bir konuşma gerçekleştirdi.

 

Ebru Oğuzhan Yeter Konuşmasında Yerel Tohumun neden önemli olduğunun altını çizdi;

 

Yerel Tohum Neden Önemlidir?

Yerel tohum sadece bir üretim aracı değildir.

Ait olduğu coğrafyanın iklimine uyum sağlamış, hastalıklara direnç geliştirmiş, yüzyılların bilgisini ve kültürünü taşıyan bir mirastır.

Ama bundan da ötesi; yerel tohum, gelecek nesillerin bize emanetidir.

Bugün dünyada tohum piyasasının büyük kısmı çok uluslu birkaç şirketin kontrolü altındadır. Bu yapı, çiftçiyi her yıl yeniden tohum almaya zorlayan bir bağımlılık sistemi oluşturmuştur. Çiftçi kendi tohumunu üreten değil, her sezon satın almak zorunda kalan bir tüketiciye dönüştürülmektedir.

2006 yılında yürürlüğe giren 5553 Sayılı Tohumculuk Kanunu, sertifikasız tohum satışını yasaklamıştır. Resmî gerekçe kaliteyi artırmak olsa da uygulamada yerel tohumların ticari dolaşımı büyük ölçüde sınırlandırılmıştır.

Bugün küçük üretici:

Atalık tohumunu pazara sunmakta zorlanıyor.

Kayıt ve sertifikasyon süreçlerini karşılayamıyor.

Analiz, etiket, sertifika ve bürokratik işlemleri hem maddi hem manevi olarak tamamlayamıyor.

Bu nedenle 5553 sayılı kanun üretici lehine yeniden ele alınmalıdır.

Çiftçinin kendi tohumunu üretip satabilmesi güvence altına alınmalıdır.

Hibrit tohumu üretmek için de yerel tohuma ihtiyaç vardır. Yerel tohum, tüm insanlığın genetik hazinesidir. Bu nedenle dünyada tohum bankaları kurulmuştur.bÖrneğin Norveç’te bulunan ve kamuoyunda “kıyamet ambarı” olarak bilinen Svalbard Küresel Tohum Deposu, dünyanın dört bir yanından tohumları koruma altına almaktadır.

Ülkemizde de İzmir ve Ankara’da ulusal gen bankaları bulunmaktadır. Ayrıca Muğla Büyükşehir Belediyesi bünyesinde bir tohum bankası vardır ve birçok yerde yerel tohum merkezleri kurulmaktadır.

Ancak şunu da unutmamalıyız: Tohum sadece bankada saklanarak korunmaz. Toprakla buluştuğu sürece yaşar.

Küresel Model ve Fonlar Meselesi de çok önemlidir.

Bugün küresel ekonomik yapı:

Sözleşmeli üretimi yaygınlaştırmakta,

Küçük çiftçiyi sistem dışına itmekte,

Girdi maliyetlerini artırmakta,

Üreticiyi küresel şirketlere bağımlı hale getirmektedir.

Avrupa Birliği, Dünya Bankası, Birleşmiş Milletler gibi uluslararası yapıların verdiği fonlar ve hibeler ilk bakışta cazip görünebilir. Ancak bu destekler çoğu zaman belirli üretim modellerini, belirli tohumları ve belirli standartları şart koşmaktadır.

Dış kaynaklı hibeler, fonlar kalkınma aracı olabilir.

Ancak yerel önceliklerimizi biz belirlemezsek, bu fonlar zamanla bağımlılık aracına dönüşebilir.

Mustafa Kemal Atatürk şöyle diyor:

“Tam bağımsızlık, bizim bugün üzerimize aldığımız vazifenin temel ruhudur.”

Eğer tohumumuz dışa bağımlıysa, eğer üretim modelimizi başkaları belirliyorsa ve eğer çiftçimiz kendi kararını veremiyorsa, Tam bağımsızlıktan söz edemeyiz.

Kadının Tarımdaki Gücü tartışılmaz.

Anadolu’da tohumu saklayan, kurutan, seçen ve ayıklayan çoğunlukla kadınlardır. Çeyiz sandıklarında saklanan en kıymetli hazinelerden biri çoğu zaman tohumdur. Bu nedenle yerel tohum hareketi aynı zamanda bir kadın emeği hareketidir.

Tarım politikaları hazırlanırken kadın üreticinin:

Kooperatifleşmesi, çalışma alanlarının iyileştirilmesi, eğitimlerle güçlendirilmesi, pazar ağlarına erişiminin sağlanması, karar mekanizmalarında yer alması mutlaka gereklidir.

Kadını üretimden uzaklaştıran her politika, yerel tohumu da zayıflatır.

Fethiye kuşkusuz dünyanın en güzel coğrafyalarından birine sahiptir. Bu muhteşem topraklar yalnızca turizmle değil, tarımıyla da anılmalıdır.

Yılda en az üç kez ürün alınabilen bu bereketli topraklar; zehirden ve kimyasaldan uzak, güvenli gıda üretiminde örnek bir bölge olabilir.

Yerel tohumlarımızı korumak,

Kadının emeğini görünür kılmak,

5553 sayılı kanunu üretici lehine yeniden düzenlemek,

Küresel dayatmalara karşı ulusal politikalar geliştirmek zorundayız.

Eğer tohumu kaybedersek,

Sadece bir ürünü değil,

Bir medeniyeti kaybederiz.

Unutmayalım:

Bir avuç tohum, bir ömür bağımsızlıktır. Diyerek konuşmasını sonlandırdı