Web Tasarım, Yazılım: Kıvanç Pehlivan

AKUT Spor Kulübü Atletizm Branşı Sporcusu, Millî Sporcu ve Balkan Şampiyonu Gülçin Güreşçi

Röportajlar 2018-03-07

AKUT Spor Kulübü’nün Muhteşem Kadınları

AKUT Spor Kulübü’nün Muhteşem Kadınları

 

Giriştiği her işten alnının akıyla çıkan AKUT’un 2009 yılında kurulmuş spor kulübü de başarıları ile adından sıkça söz ettiriyor. Hâlen on üç branşta aktif olarak sporcu yetiştiren AKUT Spor Kulübü’nü ve AKUT sporcularını, AKUT’un üç başarılı kadınından dinledik.

AKUT ailesi olarak tüm kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Gününü kutluyor; yaşamın her alanında fırsat eşitliğinin sağlanacağı, kadınlarımızın başarısıyla adımızdan söz ettireceğimiz nice 8 Mart’lar diliyoruz…

 

AKUT Spor Kulübü Atletizm Branşı Sporcusu, Millî Sporcu ve Balkan Şampiyonu Gülçin Güreşçi

Gülçin Hanım atletizme olan ilginiz ne zaman ve nasıl başladı?

Atletizm ile 8 yaşında tanıştım. İlkokuldaki beden eğitimi öğretmenimiz bizi çalıştırmaya başlamıştı. Okulda küçük yarışmalar düzenleyerek bizi çalışmaya motive ediyordu. İlk resmî yarışım yine okuldaki bir seçme yarışı sonrası okul takımına seçilerek bir kros yarışına katılmam ile başladı. O yarışmada takım olarak 2. olunca Bartın Gençlik Spor İl Müdürlüğü’nün ilgisini çektik ve onların antrenörü bizi daha ciddi bir şekilde çalıştırmaya başladı. Benim aslında kısa mesafe koşucusu olduğumu fark eden yeni antrenörüm, kısa mesafe ve üç adım atlama antrenmanlarına ağırlık vererek beni doğru bir şekilde yönlendirdi ve Türkiye şampiyonalarına hazırlamaya başladı. 28 yıldır atletim. AKUT Spor Kulübü’nün lisanslı sporcusuyum. AKUT’un kimyasında var olan kriz yönetebilme, disipline olabilme ve çoklu düşünüp hızlı hareket edebilme gücü biz sporcuları motive eden unsurların başında geliyor. Her zaman her konuda çözüm üreten, imkânsız kelimesini hiç kullanmayan ve hep daha iyisinin başarılabileceğine inanan bir kulübüm olduğu için şanslıyım.

Spor hayatınıza ilişkin en ilginç olay nedir?

2015 yılında ilk defa maraton koştum. Koşu esnasında yanımdan geçen koşucuların benimle yiyeceklerini paylaşmaları, “Harikasın, devam et!” gibi motive edici cümlelerle kendi yorgunluklarına rağmen desteklemeleri beni çok duygulandırmıştı. İlk defa 42 km gibi bir uzun bir mesafe ile baş etmeye çalışırken böylesi bir destek benim için inanılmaz güzel bir deneyim oldu.

Sporun sizdeki hikâyesi nedir?

Hayatımın sporsuz geçen hiçbir dönemi olmadı. Atletizm ile ilgilenmek doğal olarak birçok diğer spor dallarında da iyi olmanızı sağlıyor. Ben uzun yıllar atletizmin yanında hentbol da oynadım. Hızlı koşmam sayesinde o branşta da başarılar elde ettim. Ayrıca lisede başladığım Bocce’ye de üniversite bitene kadar devam ettim. Daha sonra bisiklet ve dağcılık sporlarına başladım. Spor benim için özgürlük demek. Doğada özgürce koşmak, bisiklete binmek ve tırmanmak, bunlar benim vazgeçemeyeceğim tutkular. Sporun insanı daha verimli kıldığına inanıyorum. Yazdığım kitaplar ve makalelerin oluşmasında sporun büyük etkisi olduğunu biliyorum.

Yarışlara nasıl hazırlanıyorsunuz? Başarınızı nelere borçlusunuz?

Yarışmalara haftanın 6 günü çalışarak hazırlanıyoruz. Antrenmanlar genel kuvvet, dayanıklılık, sıçrama ve sürat çalışmalarından oluşuyor. Ben programıma her zaman sadık kalmaya çalışıyorum. Her bir antrenmanda gerçekten elimden geleni yapıyorum. Çünkü zamanımız o kadar değerli ki, pistte olabilmek harika bir duygu. Oradayken de gerçekten disiplinli bir şekilde antrenman tamamlanmalı diye düşünürüm her zaman. Özellikle iş çıkışı veya sabah daha hava aydınlanmadan antrenmanda olmak tabii ki çok yorucu olabiliyor. Ama yine de tek söyleyebileceğim şu; çıkış takozunda silahın patlamasını beklerken duyduğunuz heyecan hepsine değiyor.

2018 yılı bazında ve uzun vadedeki hedefleriniz nelerdir?

Öncelikle 10-11 Martta Sırbistan’ın başkenti Belgrad’da ülkemizi 60 m, 200 m, uzun atlama ve 4 x 200 m branşlarında temsil edeceğim. Türkiye’ye iyi derecelerle döneceğimize inanıyorum. Daha sonra 2018 yılında 11-12 Ağustos’ta Baltık Masterlar Atletizm Şampiyonası, 4-12 Eylül Malaga Dünya Masterlar Atletizm Şampiyonası, 21-23 Eylül Balkan Masterlar Atletizm Şampiyonası, 8-9 Aralık Afrika Masterlar Atletizm Şampiyonalarına katılacağız. 25 Şubat 2018’de 4 x 200 m Balkan rekorunu kırdık. Türkiye karması olarak daha çok çalışmamız konusunda bu bizi çok motive etti. Hedefim, bilimde ve sporda elimden gelenin en iyisini yaparak Türkiye’ye önemli başarılar kazandırmak.

Çocuklarda atletizm için en doğru yaş kaç?

10 yaş ile birlikte düzenli antrenmanlara başlanabilir. Ama daha küçük yaşlarda çocuklarla oynanan zıplama ve yakalama oyunları da çok faydalı olacaktır. Çocukların özgürce koşabilecekleri alanlarda olmaları desteklenmelidir. Atletizmde ilerlemek için, en uygun seçim 6-7 yaşta jimnastik ile başlamak 10 yaş ile birlikte atletizm branşına geçmek olacaktır. Ben kızlarımın 4 yaşında jimnastik ve 5 yaşında yüzme ile spora başlamalarını sağladım. Şimdi 7 ve 10 yaşlarındalar onlar da yetenekleri ve zevkleri doğrultusunda uzmanlaşmak istedikleri branşı seçecekler.

Türkiye’de atletizm sporu, atletizm kültürünün gelişebilmesi için sizce yapılması gerekenler nelerdir?

Türkiye’de atletizme gerekli önem henüz verilemiyor ve birçok yetenekli çocuk bu yüzden keşfedilemiyor. İlkokuldan itibaren beden eğitimi öğretmenlerinin öğrencilerini doğru bir şekilde gözlemleyip başarılı olacakları spor dallarına yönlendirmeleri gerektiğini düşünüyorum. Çocukların spor yapabileceği, özgürce koşabilecekleri alanların arttırılması bile çok önemli bir gelişme sağlayacaktır. Ailelerin de spor yapan bir çocuğun aslında akademik olarak da başarılı olacağını görmeleri önemli. Hangi sporu yaparsa yapsınlar ailenin manevi desteği büyük önem taşıyor sporcu için.

Atletizm branşında kazandığınız başarılar nelerdir?

Bugüne kadar Türkiye’de birçok birincilik elde ettim. Son olarak da 25 Şubat 2018’de İstanbul TAF Masterlar Salon Türkiye Şampiyonası'nda, dahil olduğum 4 x 200 m bayrak takımı ile Balkan rekoru kırdık. Bu yarışta ayrıca 60 m.de ikinci oldum. 200 m yarışına da katılarak 2. oldum. Yine ayrıca uzun atlama yarışlarında ise ikinci oldum. Bunların hepsi ulusal, uluslararası derecelerdi. Daha iyileri için var gücümle çalışmaya devam edeceğim.


Bu azim kadın olmanın bir getirisi mi?

Elbette bunun da etkisi vardır ama sporcuysanız kararlı ve disiplinli bir yaşam kültürü benimsemeniz zaten kaçınılmaz… Fırsat verilen her konuda, kadınların da en az erkekler kadar başarılı olabileceğine inanıyorum. Ben de bunun bir örneğiyim. Kadın, doğası gereği mücadeleye yatkındır, azimlidir, kolay kolay pes etmez. Bu genetik getirilerin spora katkısı son derece fazla. Bunu içimizdeki güç ve istek ile birleştirebilirsek her şeyi başarabiliriz. Ben spor yaşamım boyunca her zaman örnek almışımdır. Kendim de imrenilmek değil örnek alınmak, “O yaptıysa ben de yapabilirim,” diye düşündürmek isterim. Sağlıklı nesillere sağlıklı bireylerle ulaşabileceğimiz bir gerçek. Kötü alışkanlıklardan, kötü arkadaş çevresinden uzak durabilmek için spor harika bir platform. Aileler çocuklarını mutlaka bir spora yönlendirmeliler. Kız çocukları ve erkek çocukları aynı şartlara, aynı fırsatlara sahip olmalı. Bu vesile ile tüm kadınlarımızın Dünya Kadınlar Gününü kutluyor, sağlıklı ve başarılı ömürler diliyorum.